İslamda Önem Atfedilen İsimlerin Modern Tahribatı

Hızlı tüketim kültüründe, tarihî ve dinî mirasımız olan isimler, ne yazık ki orijinal anlamlarından uzaklaşıp, eğlence endüstrisinin oyuncağı haline geliyor.
İslam’da derin ve önem arz eden bazı isimlerden örnekler verelim.
Murtaza, Şaban, Haydar, Cafer, Fatma gibi saygı ve maneviyatın sembolü olan isimler.
Bugün ise, filmlerde, dizilerde veya sosyal medya şakalarında karikatürize edilerek bilinçli ya da bilinçsizce tahrip ediliyor.
Bu isimlerin kökenlerini hatırlatarak, onların nasıl bir kültürel erozyona uğradığını kısaca ele alalım.
Öncelikle, bu isimlerin İslam’daki önemine kısaca değinelim.
Murtaza, Hz. Ali’nin (r.a.) lakaplarından biridir. Arapça kökenli bu kelime: seçilmiş, razı olunmuş anlamına gelir. Ayrıca Hz. Peygamber’imizin (s.a.v.) damadı, Ehl-i Beyt’in önderi olan Hz. Ali’ nin adalet ve cesaretini simgeler.
Benzer şekilde, Haydar’da Hz. Ali’nin bir diğer sıfatıdır; “aslan” anlamına gelir ve onun yiğitliğini, Bedir ve Uhud gibi savaşlardaki kahramanlığını yansıtır.
Şaban ise, İslamî takvimde Receb ile Ramazan arasında yer alan mübarek bir ayın adıdır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bu ayda oruç tutmayı teşvik ettiği rivayet edilir. İsim olarak kullanıldığında, bereket ve hazırlık dönemini çağrıştırır.
Fatma ise, doğrudan Hz. Fatıma-tüz Zehra’ya (r.a.) atıf yapar. Peygamber’imizin (Sav) sevgili kızı, Hz. Ali ‘ (Ra) nin eşi ve Hasan ile Hüseyin’in annesi. “Fatıma”, “sütten kesilmiş” anlamına gelir ama asıl önemi, onun iffet, sadakat ve annelik timsali oluşundadır. Bu isimler, milyonlarca Müslümanın kimliğinde yaşar; camilerde, türbelerde, aile sohbetlerinde onurlandırılır.
Peki, bu kutsal isimler nasıl tahrip ediliyor?
Maalesef popüler kültürde nedeni yatıyor.
Türkiye’de, özellikle sinema ve televizyon tarihine bakarsak, Şaban ismi Kemal Sunal’ın unutulmaz karakteriyle özdeşleşmiş durumda.
“Şaban” filmlerde saf, komik, bazen aptalca bir figür olarak resmedilir. Şaban Oğlu Şaban veya Hababam sınıfı gibi yapımlar ilk bakışta eğlenceli olabilir ama Şaban ismine ve kültürümüze verdiği tahribatı gelin birlikte düşünelim.
Bu filmleri izledikten sonra çocuğuna Şaban ismi veren kişi sayısındaki düşüş, yok oluş dikkat çekicidir.
Ramazan-Şaban ikilisi, oruç ve ibadet yerine, halk arasında iki saf karekter arasındaki diyalogla anılır.
Benzer şekilde, Murtaza ismi edebiyatta veya halk hikâyelerinde bazen “huysuz yaşlı adam” stereotipine indirgenir; örneğin eski Türk filmlerinde sert, inatçı karakterler için kullanılır.
Haydar ise, daha çok sokak kültüründe veya argoda “kabadayı” anlamında bozulur. Aslan gibi yiğit bir sıfat, günümüzde şiddet veya mafya figürleriyle bağdaştırılırken Cafer ismi kapıcı ismi olarak zihinlere kazınmıştır.
Fatma ise, belki en üzücü örnek:
Geleneksel Türk toplumunda yaygın bir isim olmasına rağmen, medya ve edebiyatta “köylü kadın”, “ezik ev hanımı” veya “komik teyze” olarak karikatürize edilir. Bu tasvirler, Hz. Fatıma’nın asil mirasını gölgeler; kadınların gücünü değil, zayıflığını vurgular.
Bu tahribatın sonuçları nedir?
Öncelikle, genç nesiller bu isimleri dinî bağlamından kopuk algılıyor. Bir çocuk, “Şaban” deyince ibadet ayı yerine komik,aptal,tembel,zayıf bir film karakterini düşünüyor. Böylelikle kültürel kimliğimiz zayıflıyor; İslam’ın zengin mirası popüler eğlenceye kurban ediliyor.
Sanatçılar, yazarlar ve medya üreticileri, bu isimleri kullanırken tarihî köklerini hatırlamalı. Bilinçli ya da bilinçsiz tahribatın önüne geçilmelidir.
Murtaza, Şaban, Cafer, Haydar, Fatma vb isimler, İslam’ın kalbidir. Onları tahrip etmek, kendi mirasımızı tahrip etmektir.
Selam ve dua ile…