Yerel siyasetimizin yaralarından biri, temsil ettiği toprağın tozuna yabancılaşmış, halkın sofrasına misafir değil, otel odasına müşteri olan “turist” vekildir.
Siyaset, sadece Ankara’nın soğuk koridorlarında parmak kaldırmak, lüks araçların camından halkı selamlamak değildir. Siyaset; dertle dertlenmek, sokakla hemhal olmak ve en önemlisi, “buradan” olmaktır.
Ancak üzülerek görüyoruz ki, şehrimiz bir süredir “otel vekili” profiliyle karşı karşıya.
Otelin önüne otobüs park ederek, çakarlı araçlarla geçtiği güzergahları milletin gözüne sokarak,
Seçim dönemi kapı kapı gezip “Ben sizdenim” diyenlerin, mazbatayı cebine koyduktan sonra şehrin tabelasını sadece havalimanı yolunda görmesi, bu halkın ferasetine yapılmış en büyük hakarettir.
Kendi memleketinde bir evi, bir ocağı, tüten bir bacası olmayan; şehre her uğradığında lüks otel lobilerinde görüşmeler düzenleyen bir anlayışın, bu şehrin ruhunu anlaması mümkün müdür?
Soruyorum?
Gece başını yastığa koyduğunda, alt kattaki komşusunun derdinden bihaber olan, mahallenin bakkalına selam vermeyen, fırından sıcak ekmek almanın samimiyetini tatmayan biri, Meclis kürsüsünde bu şehrin hakkını nasıl savunabilir?
Oteller geçici konaklama yerleridir; oysa temsil makamı kalıcılık ve aidiyet ister. Şehrin dar sokaklarındaki durumu, kimi zaman esnafın siftahsız kapattığı dükkânın kederini ya da bayram neşesini otel suitlerinden göremezsiniz.
Klimalı odaların konforu, sokağın gerçeğini perdeler.
Bu aziz şehir, kendisini bir “durak” olarak görenleri değil, bir “vatan” olarak benimseyenleri hak ediyor.
Seçmen, kendisine her ihtiyaç duyduğunda bir otel resepsiyonunu değil, çalacak bir dost kapısını arıyor.
Eğer bu şehre aidiyetiniz sadece nüfus cüzdanınızdaki o satırla sınırlıysa, kusura bakmayın ama siz bu şehrin vekili değil, sadece geçici bir ziyaretçisisiniz.
Unutmayın ki halk, kendi sofrasına oturmayanları, vakti geldiğinde kendi gönül sofrasından da kaldırmasını çok iyi bilir.
Kendinize gelin!
Bu kadim topraklar “müşteri” kabul etmez, “evlat” ister. Ya bu şehrin bir parçası olun ya da temsil ettiğinizi iddia ettiğiniz bu halkın yakasından düşün.
